Vetements Group AG, Federal Temyiz Mahkemesi'nin marka kararını Yargıtay'da itiraz ediyor

Özet

Vetements Group AG, Federal Temyiz Mahkemesi'nin "yabancı eşdeğerler" ilkesi uyarınca "VETEMENTS" markasını reddeden kararının Yüksek Mahkeme tarafından incelenmesini talep ediyor; şirket, korunabilirliğin doğrudan çeviriye değil, tüketici algısına göre belirlenmesi gerektiğini savunuyor.

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki marka tescili yasal zemini, Vetements Group AG'nin ("Vetements") "VETEMENTS" markasını içeren bir Federal Temyiz Mahkemesi kararının incelenmesi için Yüksek Mahkeme'ye başvurmasıyla mercek altına alınmaktadır. Bu dava, yabancı eşdeğerler doktrininin uygulanmasındaki karmaşıklıkları ve markalarını korumak isteyen işletmeler için doğurduğu sonuçları gözler önüne sermektedir.

Küresel Marka Zorluklarına İlişkin Bir Dava

Pahalı giyim öğelerini yeniden yorumlamasıyla tanınan İsviçreli lüks marka Vetements, adı için federal marka tescili güvence altına alma konusunda zorlu bir mücadele vermiştir. Vetements, Haziran 2020'de giyim ve çevrimiçi perakende hizmetlerinde kullanılmak üzere "VETEMENTS" için iki marka başvurusunda bulunmuştur. Amerika Birleşik Devletleri Patent ve Marka Ofisi ("USPTO"), başvuruyu başlangıçta yabancı eşdeğerler doktrini kapsamında reddetmiştir. Bu ilke, bir markanın başka bir dilden çeviri yoluyla doğrudan bir İngilizce kelimeye karşılık gelmesi durumunda, jenerik kabul edildiği ve dolayısıyla korunamaz olduğu yönündedir.

Yasal Yorumlamalarda Çatışma

USPTO'nun reddi, "VETEMENTS"in İngilizcede doğrudan "giyim" anlamına gelen bir Fransızca kelime olması nedeniyle marka koruması için gereken ayırt edicilik şartını karşılamadığı gerekçesine dayanmıştır. Vetements bu karara karşı Marka Temyiz ve İtiraz Kurulu'na ("TTAB") başvurmuş; Kurul da USPTO'nun kararında hemfikir olmuştur. TTAB, markanın yabancı eşdeğerler doktrini uyarınca jenerik ve tanımlayıcı olduğuna ve Vetements'in kazanılmış ayırt ediciliği kanıtlayamadığına hükmetmiştir.

IP Defender'ı risksiz deneyin

Federal Temyiz Mahkemesi TTAB Kararını Onaylıyor

Mayıs 2023'te Federal Temyiz Mahkemesi, yabancı eşdeğerler doktrini uygulanırken tüketici algılarının dikkate alınmasının önemini vurgulayarak TTAB kararını onamıştır. Mahkeme, önemli sayıda Amerikalı tüketicinin Fransızca bildiğini ve markayı İngilizceye çevirme olasılığının yüksek olduğunu, bunun da markanın ayırt ediciliğini azalttığını kabul etmiştir.

Vetements Yüksek Mahkeme'den Müdahale Talep Ediyor

Vetements, bunun ardından Federal Temyiz Mahkemesi'nin Estate of Unverricht v. Hertz gibi davalarda benimsenen doktrini yanlış uyguladığını ileri sürerek Yüksek Mahkeme'den temyiz incelemesi (certiorari) talep etmiştir. Marka, önceki Yüksek Mahkeme içtihatlarının yabancı kelimeleri doğrudan çevirilere değil, tüketicilerin algılarına dayanarak koruduğunu öne sürmektedir. Vetements, bu yaklaşımın bir tüketicinin markayı nasıl yorumlayacağını dikkate alan Dördüncü Devre Mahkemesi'nin metodolojisiyle uyumlu olduğunu; buna karşılık İkinci ve Beşinci Devre Mahkemelerinin daha katı bir doğrudan-çeviri testi uyguladığını savunmaktadır.

Marka Hukuku İçin Doğuracağı Sonuçlar

Bu davanın sonucu, yabancı kelimeler için marka tescil süreçlerini önemli ölçüde etkileyebilir. Yüksek Mahkeme Federal Temyiz Mahkemesi kararını bozarsa, daha öznel ve tüketici algısına dayalı bir test getirerek marka korumalarını genişletebilir. Aksine, kararın onanması doğrudan-çeviri kuralını pekiştirerek, çevrilebilir yabancı kökenli markaların tescil almasını daha da zorlaştıracaktır.

Açıklık ve Tutarlılık Çağrısı

Vetements ayrıca, yabancı eşdeğerler doktrinine ilişkin istisnalardaki belirsizliğe de dikkat çekmektedir. Federal Temyiz Mahkemesi, bu tür istisnaların nadir olduğunu ancak iyi tanımlanmadığını belirtmiştir. Yüksek Mahkeme'nin vereceği bir karar, USPTO'ya çok ihtiyaç duyulan rehberliği sağlayarak marka yasalarının tutarlı bir şekilde uygulanmasını güvence altına alacaktır.

İş Stratejileri Üzerindeki Daha Geniş Etki

Bu dava yalnızca tek bir markanın haklarıyla ilgili değildir; küresel ölçekteki işletmeler için daha geniş sonuçlar taşımaktadır. Markaları için yabancı kelime veya ifadeleri benimseyen şirketler artık, korunabilirliğin belirlenmesinde tüketici algısı ve dilsel çevirinin kilit roller oynadığı karmaşık bir yasal zeminde yol almak zorundadır.

Özetle, Vetements'in Federal Temyiz Mahkemesi kararına yönelik itirazı, marka hukuku açısından kritik bir dönüm noktasıdır. Yüksek Mahkeme'nin vereceği karar, yabancı markaların nasıl değerlendirileceğini şekillendirerek yalnızca Vetements gibi uluslararası markaları değil, aynı zamanda dünya çapındaki işletmelerin fikri mülkiyetlerini koruma stratejilerini de etkileyecektir. Hukuk camiası Yüksek Mahkeme'nin kararını nefesini tutarak beklerken, bir şey kesindir: Yabancı eşdeğerler doktrini, marka hukukunun tartışmalı ve gelişmeye devam eden bir yönü olmaya devam etmektedir.

İlgili: