Marka Temyiz ve İtiraz Kurulu'nun (TTAB) yakın tarihli bir kararı, marka uyuşmazlıklarındaki rıza anlaşmalarının sınırlarını netleştirmiş ve karıştırılma olasılığının merkezi bir sorun olduğu durumlarda bu anlaşmaların etkinliğinin sınırlı olduğunu vurgulamıştır. overlapping marklara sahip iki Tampa merkezli kuruluşu içeren bu dava, titiz marka izlemenin gerekliliğini ve detaylı, uygulanabilir anlaşmaların önemini ortaya koymaktadır.
Uyuşmazlık, Ye Mystic Krewe of Gasparilla'nın (YMKG) içecek kapları ve giyim eşyaları için GASPARILLA markasının tescili etrafında dönmüştür. ABD Patent ve Marka Ofisi (USPTO), EventFest, Inc. tarafından sahip olunan tescilli GAS,PARILLA TREASURES markasıyla karıştırılma olasılığı gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. Her iki taraf da kültürel öneme sahip bir Florida etkinliği olan yıllık Gasparilla Korsan Festivali'nde yer almaktadır.
YMKG, uyuşmazlığı çözmek amacıyla EventFest'in tescile itiraz etmemeyi kabul ettiği ve karıştırılma olasılığı bulunmadığını teyit ettiği bir rıza anlaşması sunmuştur. Ancak TTAB, anlaşmayı "çıplak rıza" olarak nitelendirerek reddetmiş ve bunu bir iade talebi olarak değerlendirmiştir. Kurul, bu tür anlaşmaların salt bir uzlaşmadan daha fazlasını göstermesi gerektiğini; markaların ve malların tüketicileri karıştırmadığına dair somut kanıtlar sunması gerektiğini vurgulamıştır.
TTAB'ın analizi, karıştırılma olasılığını değerlendirmek için kullanılan DuPont faktörlerine odaklanmıştır. Söz konusu mallar aynı veya hukuken aynı kabul edilmiş ve markalar, Florida adasına ve festivaline atıfta bulunan "Gasparilla" terimini içermeleri nedeniyle son derece benzer bulunmuştur. Kurul, tarafların ticaret kanalları ve tüketici kitlesinin önemli ölçüde örtüştüğünü, bunun da karıştırılma riskini daha da artırdığını belirtmiştir.
Rıza anlaşmasının eksiklikleri açıktı. Anlaşmada ticaret kanallarını ayırmaya, markaların kullanımını kısıtlamaya veya karışıklığı önlemek için belirli adımları özetlemeye yönelik hükümler bulunmuyordu. "Ticari olarak makul adımlar" atılacağına dair belirsiz vaat yetersiz bulunmuştur; zira bu vaat, temel sorun olan markaların benzerliği ve malların örtüşmesi konusunu ele almamıştır. TTAB, bu tür anlaşmaların yalnızca markalar ve mallar farklı olduğunda veya tarafların karışıklık olmaksızın uzun bir birlikte varoluş süresini kanıtladığı durumlarda geçerli olduğu sonucuna varmıştır.
İşletmeler için bu dava, marka izlemenin kritik rolünü ve kapsamlı due diligence (hukuki durum tespiti) yapılmasının gerekliliğini vurgulamaktadır. Rıza anlaşmaları bir kısayol olarak görülmemeli; detaylı ve hukuki açıdan sağlam hükümler gerektiren bir araç olarak ele alınmalıdır. Markalar benzer ve mallar ilişkili olduğunda, karışıklığın unlikely olduğunu kanıtlama yükü taraflara aittir.
Hukuk danışmanları, bu tür anlaşmaların hazırlanmasında hayati bir rol oynar; anlaşmaların DuPont faktörleriyle uyumlu olmasını ve ölçülebilir güvence mekanizmaları içermesini sağlarlar. Farklı marka stratejileri veya coğrafi kısıtlamalar gibi proaktif önlemler riskleri azaltabilir. Marka kimliğine verilen önemin arttığı günümüzde, işletmeler maliyetli hukuki uyuşmazlıklardan kaçınmak için marka stratejilerinde netliğe ve hassasiyete öncelik vermelidir.
IP Defender, ulusal marka veri tabanlarını çatışma ve ihlaller açısından takip ederek işletmelerin fikri mülkiyet haklarını korumalarına yardımcı olan bir marka izleme hizmetidir. Potansiyel örtüşmeleri sorun büyümeden tespit eden IP Defender, markaların belirsiz anlaşmalara güvenmeden haklarını savunabilmesini sağlar. Hizmetin AB, ABD ve Avustralya dahil 50'den fazla ülkeyi izleme capabilitysi, işletmelerin pazarlarının nerede olduğuna bakılmaksızın tehditlerin bir adım önünde olmasını garanti eder.
TTAB'ın kararı, marka hukukunda belirsizliğin bir savunma olmadığını hatırlatmaktadır. Karıştırılabilirlik merkezi bir endişe olmaya devam etmektedir ve markalarının ve mallarının tüketiciler için bir risk oluşturmadığını kanıtlama sorumluluğu işletmelere aittir.